30 Haziran 2010 Çarşamba

Canonium İmperium Salamon'un Gizli Sırları

Sevgili araştırmacı arkadaşlarım. Araştırmalarınızı okuyunca içimde tarihe ışık tutma coşkusu gelişti. Sizlerle paylaşmak istediğim ufak lakin tarih ve bilim için devasa gerçekler vardır.


Roma imparatoru Kanuni Sultan Süleyman, imparatorluk döneminin en naif insanıdır. Nitekim Kanuni, bütün imparatorluk tarafından benimsenmiş, hayırsever kişiliği sayesinde de, bütün Roma halkının sempatisini kazanmıştır.


Aynı dönemde Bedri Baykalın yetiştirdiği İspanyol asıllı Toy bir öğrenci vardı. Bakınız ne tesadüftür ki Bu Toy öğrencininde ismi Kanunidir. Lakin halk koca imparatorun çocukcağızı ülkeden sürmemesi için bu yetenekli öğrenciye Toy ismini vermişlerdir. Kanuni çok geçmeden bu çocuğun yalnızca Resim'de değil matematik ve astronomi dallarında da kabiliyeti olduğunu işitmiştir. Derhal emir çıkarıp çocuğu sarayda himayesi altına almıştır.


İmparator Kanuni çocuğa ismini ilk sorduğunda çocuğun ağzını bıçak açmamıştır. Fakat İmparator Kanuni o kadar merhametlidir ki, bütün sabrı ile çocuğu konuşturmaya başlamıştır.


Çocukla arasında geçen ufak diyalogu sizlerle paylaşmak isterim. Bütün bu yazdıklarım Roma Yazıtlarından kaynak olarak elde edilmiştir.


İmparator Kanuni-İsmin nedir evladım.

Çocuk- Efendim ismim Kanunidir, kellem emrinize amadedir.

İmparator Kanuni- Evladım kellen senin olsun ama ismini değiştirmemiz lazım yoksa sürekli birbirimizi karıştırırız. Hem artık senin yeni Matematik öğretmenin olarak buna hakkım vardır.

Çocuk- Efendim köyde bana Toy derler dilerseniz bana Kanuni toy diyebilirsiniz.

İmparator Kanuni- Olurmu öyle şey çocuğum. Ama müsade edersen Bundan sonra senin adın. Micheal Kanuni Tols-Toy olsun.


Bölelikle matematik dehası çocuğun ismi Micheal Kanuni Tols-Toy olmuştur.


Bir süre sonra İmparator Kanuni bu çocuğu kendi evladı gibi benimsemiş onu Romanın baş yazarı olarak ilan etmiştir. Kaynaklar ve araştırmalarımız diyor ki.. Micheal Kanuni Tols-Toy aynı donem İmparatorluktan bir kadına aşık olmuştur. Bu kadın için bıraktığı mesleği ressamlığa yeniden dönüş yapmak istemiştir. Kadının portesini çizmeye çalışmıştır fakat ne yaparsa yapsın kadına hoş bir gülümseme yerleştirememiştir. Eski hocası Bedri Baykal'dan yardım istemiştir. Bedri bey bu yardım karşısında şoka uğramıştır çünkü aynı kadına çok yakın arkadaşı Sezai beyde aşıktır. İkiside aynı temennide bulununca Bedri Baykal bu tabloyu iki katı iştahla bitirmiştir.


Fakat Sezai beyinde kendisi gibi Mona Rosa'ya aşık olduğunu duyan Micheal Kanuni Tols-toy yıkılmıştır. Aşkı için eşsiz bir anıt yaptırmak istiyordur. Ve en sonunda aşkının nişanesi olan Roma'da günümüzde dahi nasıl yapıldığı anlaşılmayan Eyfel Piramitini inşa etmiştir. İnşa ettiği piramitini "Kırılan Kalbim" olarak isimlendirdiği için, bilinçli olarak eğik yapmıştır. Çünkü, yine güçlü kaynaklarımıza göre Eyfel piramitinin eğikliğinden ötürü bir gün yıkılacaktır, işte o gün Mona Rosa'ya olan aşkım bitecektir demiştir.


Ne ilginçtir ki Eyfel Piramiti günümüzde bile yıkılmıyor, eğik durduğu için halk onu piramitlikten saymıyor ve kule demeyi tercih ediyorlar.

1 yorum:

  1. :D:D okurken bayıldım resmen. bu nasıl zeka yaaa :D hayran kaldım yaratıcılığınıza devam devam durmak yok :I

    YanıtlaSil

BİLİM KONGRESİ SONA ERDİ

Sevgili bilim insanları bilim kongremiz bu gün itibariyle son buldu. Kongremzde yeni ve çok önemli sonuçlar ortaya konuldu. Bunları zamanla ...