Sevgili bilim insanları bilim kongremiz bu gün itibariyle son buldu. Kongremzde yeni ve çok önemli sonuçlar ortaya konuldu. Bunları zamanla ve yeri geldikçe sizlerle paylaşacağız. Bu süre boyunca sizlerle birlikte olamadık birlikten güç doğuramadık, bunu önümüzdeki günlerde paylaşacağımız makalelerle telafi etmeyi planlamaktayız.
Bizleri bu kongrede onur konuğu olarak değerlendiren başta dünya bilim örgütü ve diğer tüm bilim insanlarına teşekkürü bir borç saymaktayız
30 Temmuz 2010 Cuma
3 Temmuz 2010 Cumartesi
HOMEROS DİYOR Kİ: BÜYÜK İSKENDER YADA BİG ALEKSANDROS
Sevgili bilim insanları büyük İskender yada III. Aleksondros; Makedonyalı İskender olarak'ta bilinir.İskender,Pers İmparatorluğunu yıkarak Yunanistandan Hindistana kadar uzanan büyük bir İmparatorluk kurmuştur.Eski Yunan kültürünün Doğuya yayılmasına vesile olmuş ve efsanevi bir kahramana dönüşmüştür.
Bu efsanevi kahraman hakkında araştırmalar yapan ekibim ,Homeros'un onun hakkında yazdığı "Büyük İskender" adlı eserinin bir bölümünü Antik Yunancadan dilimize çevirmeyi büyük bir ustalıkla başarmıştır.Homeros'un kaleme aldığı bu eseri sizlerle paylaşmaktan büyük mutluluk duymaktayım.
"İskender çocuk yaştadır. babası onu tahta hazırlamak amacıyla eğitim alması için dönemin ünlü filozflarını toplamış ve onlara bir eğitim programı hazrılatmıştır.
Bu eğitim programı içerisnde yer alacak bir kaç isim eğitimin parasız olması konusunda her ne kadar ısrarcı davranmış olsalar da gelecek nesiller kötü örnek olmamak amacıyla bu ısrarlarından daha sonra vazgeçmişlerdir.
Sokrates İskender'e eğitim vermek istememektedir. Bu sebeple iskendere eğitim vermemek direnmektedir.
Sokrates: bilgi satın alınamayacak kadar değerlidir. bizleri İskender'e eğitimci atamak özgür saatelerimizi denetim altına almak demektir.
İskender: yüce Sokrates siz günlerce gecelerce sokaklara düşüp insan aramıyır muydunuz?
Sokrates: evet
İskender: artık aramanıza gerek kalmadı, buyrun aradığınız insan benim, der.
Sokrates düşünür, eğer evet dersem hem eğitim vermek zorunda kalacağım hemde benliğimle çelişmek zorunda olacağım. yok eğer hayır dersem bu küçük çocuk yüzünden daha 20 yıl kadar sürem varken erkenden zehiri içmek zorunda kalacağım. şöyle karmaşık bir cümle sarfedeyim de hem canımı hemde prestijimi kurtarayım.
Sokrates: İnsanlık zamanının fedaisi olacak küçük efendi siz akıllı ve insanlığın yapısını çözmüş bulunarak vereceğim dersleri zaten öğrenmiş bulunuyorsunuz.
Aristo düşünür; vay seni sokrates ne şiş yansın ne kebap öyle mi nasılda sıyırdı kendini bu velede ders vermekten. İki övgü dolu söz kurtarır sandın seni değilmi. olmaz izin vermem buna, ben buradaysan sende buradasın. Şimdi görürsün gününü.
Aristo: yüce hocam siz ki bize eğitim veren kişisiniz, hem ben hemde Platon sizin verdiğiniz eğitimlerle bir çok şeyi öğrenmiş bulunuyoruz. siz olmadan bizim vereceğimiz eğitimler yetersiz ve eksik olacaktır.
Sokrates: lütfen Aristo problem yapmayınız. eksik oolduğunuzu düşündüğünüz noktalarda Platon'a sorunuz,ne de olsa o benim bütün fikirlerimi insanlara kendi fikirleriymiş gibi sunmasını gayet iyi başrmaktadır.
Platon söze girer.
Platon: Yüce Sokrates, dua etmeli bana. Eğer ben olmasaydım, savunmasını yazmasaydım kimse adını dahi bilmeyecekti. İyi ki bir idealar dünyasını kendime mal ettim, bunu da telif hakkına saysın.
İskender sinislenir, sinirle bağırır.
İskender:yeter birbirinizi yediniz, bana çabuk eğitim veriniz daha gidip persleri yıkıp Hindistan'ı keşfedeceğimi Hellenistik dönemi oluşturup tarihe imzamı atmalıyım alla allaaa.
İskender'in bu çıkışı üzerine kellenini koltukta olduğun anlayan filozoflar hemen kitap,defter,silgi kalem çıkarıp Aritmetik,Gramer,Doğa Bilimleri,Matematik, Biyoloji derslerine başlarlar."
Ekibim burayta kadar olan bu bölümü başarıyla çevirdikten sonra şu an bu eserin geri kalan bölümlerini benim üstün katkılarımla tamamlamaya çalışmaktadır.Çevirmeye başladığımız diğer bölümleri tamamladıkça sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.
Bu efsanevi kahraman hakkında araştırmalar yapan ekibim ,Homeros'un onun hakkında yazdığı "Büyük İskender" adlı eserinin bir bölümünü Antik Yunancadan dilimize çevirmeyi büyük bir ustalıkla başarmıştır.Homeros'un kaleme aldığı bu eseri sizlerle paylaşmaktan büyük mutluluk duymaktayım.
"İskender çocuk yaştadır. babası onu tahta hazırlamak amacıyla eğitim alması için dönemin ünlü filozflarını toplamış ve onlara bir eğitim programı hazrılatmıştır.
Bu eğitim programı içerisnde yer alacak bir kaç isim eğitimin parasız olması konusunda her ne kadar ısrarcı davranmış olsalar da gelecek nesiller kötü örnek olmamak amacıyla bu ısrarlarından daha sonra vazgeçmişlerdir.
Sokrates İskender'e eğitim vermek istememektedir. Bu sebeple iskendere eğitim vermemek direnmektedir.
Sokrates: bilgi satın alınamayacak kadar değerlidir. bizleri İskender'e eğitimci atamak özgür saatelerimizi denetim altına almak demektir.
İskender: yüce Sokrates siz günlerce gecelerce sokaklara düşüp insan aramıyır muydunuz?
Sokrates: evet
İskender: artık aramanıza gerek kalmadı, buyrun aradığınız insan benim, der.
Sokrates düşünür, eğer evet dersem hem eğitim vermek zorunda kalacağım hemde benliğimle çelişmek zorunda olacağım. yok eğer hayır dersem bu küçük çocuk yüzünden daha 20 yıl kadar sürem varken erkenden zehiri içmek zorunda kalacağım. şöyle karmaşık bir cümle sarfedeyim de hem canımı hemde prestijimi kurtarayım.
Sokrates: İnsanlık zamanının fedaisi olacak küçük efendi siz akıllı ve insanlığın yapısını çözmüş bulunarak vereceğim dersleri zaten öğrenmiş bulunuyorsunuz.
Aristo düşünür; vay seni sokrates ne şiş yansın ne kebap öyle mi nasılda sıyırdı kendini bu velede ders vermekten. İki övgü dolu söz kurtarır sandın seni değilmi. olmaz izin vermem buna, ben buradaysan sende buradasın. Şimdi görürsün gününü.
Aristo: yüce hocam siz ki bize eğitim veren kişisiniz, hem ben hemde Platon sizin verdiğiniz eğitimlerle bir çok şeyi öğrenmiş bulunuyoruz. siz olmadan bizim vereceğimiz eğitimler yetersiz ve eksik olacaktır.
Sokrates: lütfen Aristo problem yapmayınız. eksik oolduğunuzu düşündüğünüz noktalarda Platon'a sorunuz,ne de olsa o benim bütün fikirlerimi insanlara kendi fikirleriymiş gibi sunmasını gayet iyi başrmaktadır.
Platon söze girer.
Platon: Yüce Sokrates, dua etmeli bana. Eğer ben olmasaydım, savunmasını yazmasaydım kimse adını dahi bilmeyecekti. İyi ki bir idealar dünyasını kendime mal ettim, bunu da telif hakkına saysın.
İskender sinislenir, sinirle bağırır.
İskender:yeter birbirinizi yediniz, bana çabuk eğitim veriniz daha gidip persleri yıkıp Hindistan'ı keşfedeceğimi Hellenistik dönemi oluşturup tarihe imzamı atmalıyım alla allaaa.
İskender'in bu çıkışı üzerine kellenini koltukta olduğun anlayan filozoflar hemen kitap,defter,silgi kalem çıkarıp Aritmetik,Gramer,Doğa Bilimleri,Matematik, Biyoloji derslerine başlarlar."
Ekibim burayta kadar olan bu bölümü başarıyla çevirdikten sonra şu an bu eserin geri kalan bölümlerini benim üstün katkılarımla tamamlamaya çalışmaktadır.Çevirmeye başladığımız diğer bölümleri tamamladıkça sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.
2 Temmuz 2010 Cuma
EYFEL KULESİ, BEN VE NASA

Sevgili bilim dostlarım dostiviski ve kübikasso eyfel kulesi hakkında vermiş olduğunuz bilgileri okuyunca çok mutlu oldum bu gerçekleri sadece ben araştırmamışım, şükürler olsun ki sizler gibi bilimde çığır açacak gelişmiş beyinler var ve sizin bu araştırmalarınıza ek olarak 6 yıl önce harward'ta bu konuyla ilgili yayınlanan makalemden belirli bölümleri sizlerle paylaşmak gereksinimini hissediyorum ki bu makale sonucunda hübitak (harword bilim merkezi) yılın araştırması ödülünü aldım. (şükürler olsun ki o yıllarda Aysun Kayacı oraya kabul edilmemişti yoksa onun yaptığı her güzide araştırma benim araştırmalarım önüne geçecek ve ödül üstüne ödül alacaktı)
merkezi floransa'da bulunan eyfel kulesinin jeologlarla ortak yaptığımız çalışmalar sonucunda yer altından gizli yollarla fransa'da bulunan pizza kulesine kadar uzanan bir alt yapısı vardır. thermomoleküler araştırmalar sonucunda nasa'nın uydu kayıtlarından aldığı görüntülerle bu bilgilerimizin doğruluğu ıspatlanmıştır. aynı zamanda yapılan bu araştırmalarda önemli bir bulgu ortaya çıkmıştır, eyfer kulesi yer kürenin meydana getireceği depremlerin büyüklüğü ve şiddetini azaltmaktadır( NASA bu olayın nasıl gerçekleştiği konusunda ayrıntılı araştırmalarını ve makalemi kendi resmi sitesinde yayınlamıştır ayrıntıları oradan okuyabilirsiniz) fakat ben birkaç önemli konu hakkında bilgi vereyim;
yer küre çekirdeğinin moleküler yapısının ay çekirdeği şeklinde olduğu yada japon çekirdeğine de benzediği görüntülerde mevcuttur. bu çekirdek her dünya döndüğünde boyut ve hacim değiştirmekte bu hacim değişiminde oluşan boşluğu eyfer kulesinin tepesinde yer alan çekirdek savarlar yok etmektedir. bu çekirdek savarlar mısır firavunu mikerinos tarafından hala sırrı çözülemeyen bir şekilde yerleştirilmiştir.
bu makaleyi altı yıl önce yazdığımda sırrı çözülememişti fakat değerli bilim insanı dostoviski 1 yıl önceki araştırmalarında bu sırrı çözmüştür inanıyorum ki bizlerle bu makalesini en kısa zamanda paylaşacaktır.
EYFEL KULESİ'NİN GİZLİ VE ŞOK GERÇEĞİ!

Ey DostoViski !..
Bir gerçeği daha gün yüzüne çıkardığın için senin o güzel kafatasından minnetle öperim... Benim de son zamanlarda üzerinde yoğun araştırmalar yaptığım Eyfel Kulesi'nin gerçekte bir piramit olduğu gerçeği tarih ve bilim dünyasında bomba gibi patlayacaktır!
Yalnız iki hususta eksik noktalar çarptı gözüme.Birincisi; Sezai Bey'in, piramidi "kırılan kalbim" olarak adlandırması-ki aslında çeviriyi biraz dikkatli yaparsak "kırılan kalbim" değil "yamulan kalbim" olarak adlandırdığını görürüz. Kaynaklarda geçen "yamıh calbium" kelimesinin türkçedeki tam karşılığının "yamuk kalbim" olduğunu belirttikten sonra ikinci olarak; piramidin aslında ilk zamanlarda gerçekten de normal bir piramit gibi inşa edildiğini izninle belirtmek ve ardından açıklamasını yapmak isterim.
Sultan Ahmet hipodromunda bulunan Roma Dikilitaşındaki yazıtlardan öğrendiğim bilgiye göre Sezai bey (Roma kaynaklarına bkz. "Sezar Bekus" diye geçer) bu piramiti gerçekten de gerçek bir piramit formunda inşa ettirmiştir, fakat 57 yıl sonra gerçekleşen devasa bir toprak kayması sonucu Floransa kenti göçük altında kalınca bu piramidin sadece sivri kısmı dışarıda kalmıştır. Kent yeniden kayan toprağın üzerine kurulunca, piramit sadece sivri kısmıyla günümüze kadar gelmiş ve "kule" olarak adlandırılmıştır.
O HALDE EYFEL PİRAMİT'İNİN GERÇEK YÜKSEKLİĞİ NE KADARDIR???
Derin araştırmalarım ve derin kazı çalışmalarımdan ve yoğun matematiksel işlemlerimden edindiğim "kesin bilgi"ye göre göçüğün oluşturduğu yükseklik tamı tamına 600 m. dir. Eyfel Piramidi'nin şimdiki yüksekliği ise 300 m. olduğuna göre gerçek yükseklik 900 m. dir. Üç kademeden oluşan piramidin her kademesi 300 m. olarak hesaplanmıştır.
EYFEL PİRAMİTİ'NİN ALTINDA KİMİN MUMYASI VAR???
Piramidin inşasından 30 yıl sonra Floransa'yı feth eden Mısır Firavunu Mikerinos, feth ettiği kenti kolaçan ederken bu piramidi görür ve hemen bu piramidin kime ait olduğunu sorar, piramidin hiç kimseye ait olmadığını, bir şairin aşık olduğu kadını ölümsüzleştirmek için inşa ettirip sonradan devlete vakfettiğini öğrenince hemen orada piramidi sahiplenir ve öldüğünde kendisini buraya gömmelerini emreder...Başveziri olan Kılıç Ali Paşa hayretler ederek sorar:
"Haşmetli firavunum, peki Gize'deki piramidinize kim yatacak?" Bir süre düşünen Mikerinos hin hin gülümseyerek cevabı yapıştırır:
"Tebdil-i mekanda ferahlık olduğuna inanıyorum, vefatımdan sonra tek bir alanda sıkışıp kalmak istemem, zaten Gize'deki en küçük piramit benimki, hep o dar mekanda kalacağımı düşündükçe içim daralıyordu" dedikten sonra, öldüğünde vücudunun iki eşit parçaya ayırılmasını, mumyalandıktan sonra da bir yarısının Gize'deki diğer yarısının da Floransa'daki piramide gömülmesini emreder...
İşte böyle...Günümüzde Floransa kentinin tüm elektirik hatlarının bağlı olduğu bir elektirik direği olarak işlevini sürdüren Eyfel Kulesi'nin gerçek hikayesi, gerçek adı ve gerçek işlevi burada açıklığa kavuşmuş oldu...Yeni bir bilimsel gerçekle karşınıza çıkacağım güne kadar şimdilik hoşçakalın, bilimle kalın...
Bir gerçeği daha gün yüzüne çıkardığın için senin o güzel kafatasından minnetle öperim... Benim de son zamanlarda üzerinde yoğun araştırmalar yaptığım Eyfel Kulesi'nin gerçekte bir piramit olduğu gerçeği tarih ve bilim dünyasında bomba gibi patlayacaktır!
Yalnız iki hususta eksik noktalar çarptı gözüme.Birincisi; Sezai Bey'in, piramidi "kırılan kalbim" olarak adlandırması-ki aslında çeviriyi biraz dikkatli yaparsak "kırılan kalbim" değil "yamulan kalbim" olarak adlandırdığını görürüz. Kaynaklarda geçen "yamıh calbium" kelimesinin türkçedeki tam karşılığının "yamuk kalbim" olduğunu belirttikten sonra ikinci olarak; piramidin aslında ilk zamanlarda gerçekten de normal bir piramit gibi inşa edildiğini izninle belirtmek ve ardından açıklamasını yapmak isterim.
Sultan Ahmet hipodromunda bulunan Roma Dikilitaşındaki yazıtlardan öğrendiğim bilgiye göre Sezai bey (Roma kaynaklarına bkz. "Sezar Bekus" diye geçer) bu piramiti gerçekten de gerçek bir piramit formunda inşa ettirmiştir, fakat 57 yıl sonra gerçekleşen devasa bir toprak kayması sonucu Floransa kenti göçük altında kalınca bu piramidin sadece sivri kısmı dışarıda kalmıştır. Kent yeniden kayan toprağın üzerine kurulunca, piramit sadece sivri kısmıyla günümüze kadar gelmiş ve "kule" olarak adlandırılmıştır.
O HALDE EYFEL PİRAMİT'İNİN GERÇEK YÜKSEKLİĞİ NE KADARDIR???
Derin araştırmalarım ve derin kazı çalışmalarımdan ve yoğun matematiksel işlemlerimden edindiğim "kesin bilgi"ye göre göçüğün oluşturduğu yükseklik tamı tamına 600 m. dir. Eyfel Piramidi'nin şimdiki yüksekliği ise 300 m. olduğuna göre gerçek yükseklik 900 m. dir. Üç kademeden oluşan piramidin her kademesi 300 m. olarak hesaplanmıştır.
EYFEL PİRAMİTİ'NİN ALTINDA KİMİN MUMYASI VAR???
Piramidin inşasından 30 yıl sonra Floransa'yı feth eden Mısır Firavunu Mikerinos, feth ettiği kenti kolaçan ederken bu piramidi görür ve hemen bu piramidin kime ait olduğunu sorar, piramidin hiç kimseye ait olmadığını, bir şairin aşık olduğu kadını ölümsüzleştirmek için inşa ettirip sonradan devlete vakfettiğini öğrenince hemen orada piramidi sahiplenir ve öldüğünde kendisini buraya gömmelerini emreder...Başveziri olan Kılıç Ali Paşa hayretler ederek sorar:
"Haşmetli firavunum, peki Gize'deki piramidinize kim yatacak?" Bir süre düşünen Mikerinos hin hin gülümseyerek cevabı yapıştırır:
"Tebdil-i mekanda ferahlık olduğuna inanıyorum, vefatımdan sonra tek bir alanda sıkışıp kalmak istemem, zaten Gize'deki en küçük piramit benimki, hep o dar mekanda kalacağımı düşündükçe içim daralıyordu" dedikten sonra, öldüğünde vücudunun iki eşit parçaya ayırılmasını, mumyalandıktan sonra da bir yarısının Gize'deki diğer yarısının da Floransa'daki piramide gömülmesini emreder...
İşte böyle...Günümüzde Floransa kentinin tüm elektirik hatlarının bağlı olduğu bir elektirik direği olarak işlevini sürdüren Eyfel Kulesi'nin gerçek hikayesi, gerçek adı ve gerçek işlevi burada açıklığa kavuşmuş oldu...Yeni bir bilimsel gerçekle karşınıza çıkacağım güne kadar şimdilik hoşçakalın, bilimle kalın...
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
BİLİM KONGRESİ SONA ERDİ
Sevgili bilim insanları bilim kongremiz bu gün itibariyle son buldu. Kongremzde yeni ve çok önemli sonuçlar ortaya konuldu. Bunları zamanla ...
-
Bu yazılanları okuyunca gelecek için gerçekten umutlandım ve heyecanlandım,;"nihayet gerçekleri bilimsel ve araştırmacı bir gözle değer...
-
Sevgili bilim insanları büyük İskender yada III. Aleksondros; Makedonyalı İskender olarak'ta bilinir.İskender,Pers İmparatorluğunu yıkar...
-
Sevgili bilim insanları bilim kongremiz bu gün itibariyle son buldu. Kongremzde yeni ve çok önemli sonuçlar ortaya konuldu. Bunları zamanla ...